<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ankara Muhabir</title>
    <link>https://www.ankaramuhabir.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.ankaramuhabir.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 02 Jun 2026 20:35:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜİK: Obeziteli bireylerin oranı yüzde 21,8 oldu]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/tuik-obeziteli-bireylerin-orani-yuzde-218-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/tuik-obeziteli-bireylerin-orani-yuzde-218-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in 2025 Türkiye Sağlık Araştırması sonuçlarına göre, 15 yaş ve üzeri nüfusta obezite oranı son üç yılda yüzde 20,2'den yüzde 21,8'e yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK verilerine göre, fiziksel aktivite yapmayanların oranında son üç yılda sınırlı bir düşüş yaşansa da hareketsizlik yaygınlığını korudu. Aktivite yapmayan erkeklerin oranı 2022'de yüzde 85,3 iken 2025'te yüzde 83,5'e geriledi. Kadınlarda ise aynı dönemde bu oran yüzde 92,7'den yüzde 89,7'ye düştü.</p>

<p>DSÖ ÖNERİSİNİN ALTINDAYIZ<br />
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)'nün yetişkinler için önerdiği haftalık en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite düzeyine ulaşanların oranı ise düşük kaldı. Haftada 150 ila 300 dakika arasında fiziksel aktivite yaptığını belirtenlerin oranı erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda yüzde 2,7 olarak ölçüldü.</p>

<p>KADINLAR FİZİKSEL İŞLEVLERDE DAHA FAZLA ZORLUK YAŞIYOR<br />
Fiziksel işlevlere ilişkin veriler, kadınların günlük yaşam aktivitelerinde erkeklere göre daha fazla güçlük yaşadığını ortaya koydu. En yaygın sorun merdiven inip çıkmada görüldü. Merdiven kullanırken zorluk yaşadığını belirtenlerin oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde yüzde 3,7 oldu.</p>

<p>Öğrenme veya hatırlamada zorluk yaşayanların oranı kadınlarda yüzde 5,4, erkeklerde yüzde 2,8 olarak kaydedildi. Yürümede zorluk yaşayanların oranı ise kadınlarda yüzde 5,6, erkeklerde yüzde 2,8 olarak belirlendi.</p>

<p>ÇOCUKLARDA EN YAYGIN HASTALIK ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU<br />
Araştırmaya göre üst solunum yolu enfeksiyonu, çocuklarda en sık görülen sağlık sorunu olmaya devam etti. Son altı ay içinde görülen hastalıklar incelendiğinde, 0-6 yaş grubunda çocukların yüzde 28,5'inde üst solunum yolu enfeksiyonu görüldü. Bu hastalığı yüzde 24 ile ishal, yüzde 5,2 ile alt solunum yolu enfeksiyonu izledi.</p>

<p>7-14 yaş grubunda da üst solunum yolu enfeksiyonu yüzde 24,6 ile ilk sırada yer aldı. Bu yaş grubunda ikinci sırada yüzde 16,4 ile ishal, üçüncü sırada ise yüzde 8,2 ile ağız ve diş sağlığı sorunları bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>YETİŞKİNLERDE EN YAYGIN SAĞLIK SORUNU BEL BÖLGESİ PROBLEMLERİ<br />
15 yaş ve üzeri bireylerde son 12 ay içinde görülen hastalıklar arasında ilk sırayı bel bölgesi problemleri aldı. Bu sağlık sorunu 2022'de yüzde 24,6 iken 2025'te yüzde 24,3 olarak ölçüldü.</p>

<p>Bel bölgesi problemlerini yüzde 16,9 ile hipertansiyon, yüzde 16,7 ile boyun bölgesi problemleri, yüzde 11,9 ile diyabet ve yüzde 10,1 ile yüksek kan lipidleri takip etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/tuik-obeziteli-bireylerin-orani-yuzde-218-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/06/obezite-nedir-320x193.webp" type="image/jpeg" length="72163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuk Kalp Hastalıklarında Erken Tanı Hayat Kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/cocuk-kalp-hastaliklarinda-erken-tani-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/cocuk-kalp-hastaliklarinda-erken-tani-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Radyo Nabız’da yayınlanan “Yaşamın Nabzı” programına konuk olan Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Özlem Bayram, çocuklarda görülen kalp hastalıkları ve erken tanının önemi hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Programda doğuştan kalp hastalıklarından çarpıntıya, obezitenin kalp üzerindeki etkilerinden ailelerin dikkat etmesi gereken belirtilere kadar birçok konu ele alındı.</p>

<p>“Çocuk kardiyolojisi erişkinden farklı”<br />
Dr. Bayram, çocuk kardiyolojisinin erişkin kalp hastalıklarından farklı bir alan olduğunu belirterek, “Erişkinlerde daha çok damar tıkanıklıkları ve kalp krizleri görülürken, çocuklarda doğuştan gelen kalp hastalıkları ön plandadır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğuştan kalp hastalıkları sanılandan daha yaygın<br />
Anne karnında gelişen kalp delikleri, damar ve kapak bozuklukları gibi sorunların çocuk kardiyolojisinin temel hastalık gruplarını oluşturduğunu ifade eden Bayram, “Doğuştan kalp hastalıkları yaklaşık her 100 çocuğun 8-10’unda görülebiliyor” diye konuştu.</p>

<p>Obezite kalp sorunlarını artırıyor<br />
Son yıllarda çocukluk çağı obezitesinin artmasının kalp sağlığını da olumsuz etkilediğini belirten Bayram, yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıklarının artık daha genç yaşlarda görülmeye başladığını söyledi.</p>

<p>“Erken teşhis çok önemli”<br />
Kalbin tüm organları besleyen temel organ olduğunu vurgulayan Bayram, “Kalpteki bir problem erken fark edilmezse diğer organlar da etkilenebilir. Bu nedenle erken teşhis hayati önem taşıyor” dedi.</p>

<p>Ailelere kritik uyarılar<br />
Özellikle bebeklik dönemindeki belirtilerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyleyen Bayram, “Emme sırasında çabuk yorulma, terleme, nefes nefese kalma ve kilo alamama gibi durumlar altta yatan bir kalp hastalığının işareti olabilir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Spor sırasında ortaya çıkan şikayetler önemli<br />
Daha büyük çocuklarda efor sırasında oluşan belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini belirten Bayram, “Koşarken göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı veya bayılma yaşanıyorsa mutlaka çocuk kardiyolojisi değerlendirmesi yapılmalı” dedi.</p>

<p>Morarma ve çabuk yorulma ihmal edilmemeli<br />
Çocuklarda sık yorulma, morarma ve nefes darlığı gibi belirtilerin bazen aileler tarafından göz ardı edilebildiğini ifade eden Bayram, bu durumların mutlaka uzman kontrolü gerektirdiğini söyledi.</p>

<p>Enfeksiyonlar da kalbi etkileyebiliyor<br />
Kalp hastalıklarının yalnızca doğuştan olmadığını belirten Bayram, bazı enfeksiyonların da çocuklarda kalp kası ve kapaklarını etkileyebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>“Düzenli kontrol hayat kurtarabilir”<br />
Uzmanlar, özellikle riskli belirtiler görülen çocukların zaman kaybetmeden uzman değerlendirmesine alınmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<p>Çocuklarda erken teşhis edilen kalp hastalıklarının büyük bölümünün başarılı şekilde tedavi edilebildiğine dikkat çeken uzmanlar, ailelerin belirtiler konusunda bilinçli olması gerektiğini ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/cocuk-kalp-hastaliklarinda-erken-tani-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 23:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/05/ozlem-bayram.jpg" type="image/jpeg" length="53003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından Estetik Cerrahide Bilgi Kirliliği Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/estetik-cerrahide-bilgi-kirliligi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/estetik-cerrahide-bilgi-kirliligi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Radyo Nabız’da yayınlanan “Yaşamın Nabzı” programına konuk olan Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yankı Görkem Keskin, estetik cerrahiye yönelik artan ilgi ve sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler hakkında önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yankı Görkem Keskin, estetik cerrahinin standart bir uygulama olmadığını belirterek, “Bizim işimiz biraz kişiye özel takım elbise dikmek gibi. Her hastanın ihtiyacı ve vücut yapısı farklıdır” dedi.Toplumda en sık yanlış bilinen konulardan birinin liposuction olduğunu ifade eden Keskin, “Liposuction bir kilo verme yöntemi değildir. Bu işlem, diyet ve egzersize rağmen bölgesel yağlarından kurtulamayan kişiler için uygulanan bir vücut şekillendirme yöntemidir” diye konuştu.</p>

<p>“Önce sağlıklı kilo verilmeli”<br />
Vücut kitle indeksi yüksek olan bireylerde önceliğin kilo vermek olduğunu vurgulayan Keskin, “Morbid obezite durumunda estetik operasyon değil, öncelikle diyetisyen desteği veya obezite cerrahisi değerlendirilmelidir” dedi.</p>

<p>Doğum sonrası estetik talepleri artıyor<br />
Özellikle doğum sonrası kadınların karın bölgesi ve meme deformasyonları nedeniyle estetik operasyonlara yöneldiğini belirten Keskin, bu işlemlerin halk arasında “annelik estetiği” olarak bilindiğini söyledi.</p>

<p>“Sosyal medya gerçekçi olmayan beklentiler oluşturuyor”<br />
Sosyal medyanın estetik operasyonlara ilgiyi artırdığını ifade eden Keskin, “İnsanlar başkalarına benzemeye çalışmamalı. Herkesin kendi içinde bir güzelliği var ve amaç bunu ortaya çıkarmak olmalı” dedi.</p>

<p>Estetik operasyonların da riskleri var<br />
Her cerrahi işlemde olduğu gibi estetik operasyonlarda da risk bulunduğunu belirten Keskin, sigara kullanımı, ek hastalıklar, fazla kilo ve uzun ameliyat sürelerinin riskleri artırabileceğini söyledi.</p>

<p>İyileşme süreci kişiye göre değişiyor<br />
Liposuction sonrası hastaların genellikle 1 hafta ila 10 gün içinde günlük yaşamlarına dönebildiğini ifade eden Keskin, korse kullanımının ise yaklaşık 1,5-2 ay devam ettiğini belirtti.</p>

<p>“Sosyal medya yerine hekime danışın”<br />
İnternette ve sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin hastaları korkutabildiğini söyleyen Keskin, “Yapay zekâya ya da sosyal medyada gördüklerine inanmak yerine uzman hekime danışmak en sağlıklı yoldur” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doğal görünüm vurgusu<br />
Keskin, estetik cerrahinin amacının herkesi birbirine benzetmek olmadığını belirterek, doğal ve kişinin anatomisine uygun sonuçların hedeflenmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, estetik operasyon kararı almadan önce detaylı uzman değerlendirmesi yapılmasının ve sosyal medya kaynaklı bilgi kirliliğine karşı dikkatli olunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/estetik-cerrahide-bilgi-kirliligi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/05/yanki-gorkem-keskin2.jpg" type="image/jpeg" length="53882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş Hekimi Burak Bulmuş:Ağız sağlığı tüm vücudu etkiliyor]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/dis-hekimi-burak-bulmusagiz-sagligi-tum-vucudu-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/dis-hekimi-burak-bulmusagiz-sagligi-tum-vucudu-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş Hekimi Burak Bulmuş, ağız ve diş sağlığına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Programda diş hekimi korkusundan implant tedavilerine, diş sıkmadan yapay zekânın sağlık alanındaki kullanımına kadar birçok konu ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda yaygın olan diş hekimi korkusunun tedavilerin ertelenmesine yol açtığını belirten Bulmuş, “Diş tedavileri ertelendikçe daha ağır ve zor süreçlere dönüşebiliyor” dedi. Güven veren bir hekimle iletişim kurulmasının bu korkuyu azaltmada önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>Ağız sağlığı tüm vücudu etkiliyor<br />
Ağız içindeki enfeksiyonların yalnızca dişlerle sınırlı kalmadığını ifade eden Bulmuş, diş eti hastalıklarının kalp-damar hastalıklarından erken doğuma kadar birçok sağlık sorunuyla ilişkili olabileceğini söyledi. Özellikle gebelik planlayan kadınların diş hekimi kontrolünden geçmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>“Ağrı kesiciyle sorunu ertelemeyin”<br />
Diş ağrısının çoğu zaman altta yatan ciddi bir problemin habercisi olduğunu söyleyen Bulmuş, “Antibiyotik veya ağrı kesiciyle sadece şikâyet baskılanır, asıl neden ortadan kalkmaz” uyarısında bulundu. Erken müdahaleyle diş kaybının önlenebileceğini ifade etti.</p>

<p>Diş sıkma giderek yaygınlaşıyor<br />
Son yıllarda diş sıkma probleminin arttığına dikkat çeken Bulmuş, bunun stres, uyku düzensizliği, yoğun ekran kullanımı ve bazı ilaçlarla ilişkili olabileceğini belirtti. “Diş sıkma; çene ağrısı, baş ağrısı ve eklem problemlerine yol açabiliyor” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gece plakları ve stres yönetimi önerisi<br />
Diş sıkma tedavisinde kişiye özel yöntemler uygulandığını ifade eden Bulmuş, bazı hastalarda gece plakları ve botoks uygulamalarının faydalı olabildiğini söyledi. Ayrıca nefes egzersizleri, yürüyüş ve stres yönetiminin de önemli olduğunu vurguladı.</p>

<p>İmplant tedavileri daha konforlu hale geldi<br />
Dijital diş hekimliği teknolojilerinin implant tedavilerinde büyük kolaylık sağladığını belirten Bulmuş, gelişmiş görüntüleme ve planlama sistemleri sayesinde işlemlerin daha hassas ve konforlu hale geldiğini ifade etti.</p>

<p>“İmplant ömür boyu garantili değildir”<br />
Toplumda implantlarla ilgili yanlış inanışlar bulunduğunu söyleyen Bulmuş, implantların da düzenli bakım ve kontrol gerektirdiğini belirtti. “Kendi dişlerimize nasıl bakıyorsak implantlara da hatta daha dikkatli bakmalıyız” dedi.</p>

<p>Menopoz sonrası ağız sağlığına dikkat<br />
Menopoz döneminde ortaya çıkan hormon değişikliklerinin ağız ve kemik sağlığını etkileyebileceğini belirten Bulmuş, osteoporoz riskinin implant tedavilerini de etkileyebileceğini söyledi. Düzenli kontrollerin bu süreçte daha da önemli hale geldiğini ifade etti.</p>

<p>“Sadece diş fırçalamak yeterli değil”<br />
Ağız bakımında en büyük eksikliğin ara yüz temizliği olduğunu vurgulayan Bulmuş, “Diş ipi ve ağız duşu kullanılmadan yapılan fırçalama tek başına yeterli değil” dedi. Ayrıca dişlerin çok sert fırçalanmasının da aşındırıcı etki oluşturabileceğini söyledi.</p>

<p>Yapay zekâ yardımcı olabilir ama hekimin yerini alamaz<br />
Yapay zekânın teşhis süreçlerinde destek sağlayabileceğini belirten Bulmuş, “Ancak kişiye özel değerlendirme ve hasta-hekim iletişimi hâlâ en önemli unsur” dedi.</p>

<p>Uzmanlar, ağız ve diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekerek, düzenli diş hekimi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/dis-hekimi-burak-bulmusagiz-sagligi-tum-vucudu-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/05/whats-app-image-2026-05-14-at-110111-578x7702.jpeg" type="image/jpeg" length="60909"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüzmenin İnsana Fiziksel Ve Psikolojik Faydası Var]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/yuzmenin-insana-fiziksel-ve-psikolojik-faydasi-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/yuzmenin-insana-fiziksel-ve-psikolojik-faydasi-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Radyo Nabız’da yayınlanan “Yaşamın Nabzı” programına konuk olan ACS Yüzme Kulübü Kurucusu Ahmetcan Serbestoğlu, yüzmenin sağlık üzerindeki etkileri, su terapisi yöntemleri ve çocuk gelişiminde yüzmenin rolü hakkında dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Serbestoğlu, su terapisinin klasik yüzme eğitiminden farklı bir yaklaşım olduğunu belirterek, özellikle özel gereksinimli bireylerde bilimsel olarak olumlu sonuçlar verdiğini söyledi. “Su terapisi daha çok sağlık odaklı ilerleyen, kişinin su içindeki hissiyatını ve hareketlerini geliştirmeye yönelik bir yöntemdir” dedi.</p>

<p>Suyun rahatlatıcı etkisine dikkat çekti<br />
Suyun hem fiziksel hem de zihinsel olarak insan üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu ifade eden Serbestoğlu, “Duş aldığınızda bile vücudunuzun rahatladığını hissedersiniz. Su gerçekten güçlü bir rahatlatıcı ve iletken” diye konuştu.</p>

<p>Bebekler 4 aylıktan itibaren suyla tanışabiliyor<br />
Bebek yüzme eğitimlerinin erken yaşta başlayabildiğini belirten Serbestoğlu, “4-4,5 aylıktan itibaren bebekleri suyla tanıştırabiliyoruz. Su içerisinde yapılan hareketler çocukların fiziksel gelişimine önemli katkı sağlıyor” dedi.</p>

<p>“Yüzme çocukların disiplin kazanmasına da yardımcı oluyor”<br />
Yüzmenin yalnızca fiziksel bir spor olmadığını vurgulayan Serbestoğlu, çocukların yüzme sayesinde disiplin, odaklanma ve komut algılama becerileri kazandığını söyledi. “Aileler artık sadece yüzme öğrenmesi için değil, çocuklarının spor disiplini kazanması için de kurslara yöneliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Su korkusu doğru yöntemle aşılabiliyor<br />
Çocuklarda ve yetişkinlerde görülen su korkusunun genellikle travmatik deneyimlerden kaynaklanabileceğini belirten Serbestoğlu, bu süreçte kişinin hızına uygun ilerlemenin önemine dikkat çekti. “Öncelikle kişiyi anlamak ve güven hissi oluşturmak gerekiyor” dedi.</p>

<p>Ailelere önemli uyarılar<br />
Bazı ailelerin çocukları üzerinde baskı oluşturduğunu söyleyen Serbestoğlu, yüzme eğitiminde doğru rehberliğin önemli olduğunu belirtti. “Çocuklar sporu bir zorunluluk değil, keşif alanı olarak görmeli” diye konuştu.</p>

<p>Yüzme duruş bozukluklarına da destek sağlıyor<br />
Yüzmenin özellikle postür bozuklukları ve eklem problemlerinde önemli destek sunduğunu belirten Serbestoğlu, su içinde yürüyüş ve koşu çalışmalarıyla eklemlere yük binmeden hareket sağlanabildiğini ifade etti.</p>

<p>“Suda yürüyüş sakatlık riskini azaltıyor”<br />
Özellikle profesyonel sporcularda kullanılan su içi yürüyüş yöntemlerinin artık daha geniş yaş gruplarında da uygulandığını söyleyen Serbestoğlu, “Suda yapılan egzersizler sakatlık riskini ciddi ölçüde azaltabiliyor” dedi.</p>

<p>Yüzme hem beden hem ruh sağlığına katkı sunuyor<br />
Uzmanlar, düzenli yüzmenin kas ve eklem sağlığını desteklediğini, aynı zamanda stresin azalmasına ve zihinsel rahatlamaya yardımcı olduğunu vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlıklı yaşam için erken yaşta spor alışkanlığı kazanmanın önemine dikkat çeken uzmanlar, yüzmenin her yaş grubu için etkili ve güvenli bir egzersiz yöntemi olduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/yuzmenin-insana-fiziksel-ve-psikolojik-faydasi-var</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/05/images2.jpeg" type="image/jpeg" length="64609"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurbanlıkta tüberküloz uyarısı!]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/kurbanlikta-tuberkuloz-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/kurbanlikta-tuberkuloz-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı öncesi vatandaşları uyaran TVHB Başkanı Ali Eroğlu, sağlıklı görünen bazı hayvanlarda tüberküloz gibi hastalıkların bulunabileceğini belirterek, kesim sonrası şüpheli durumlarda mutlaka veteriner hekime başvurulması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı’na 15 günden az bir süre kaldı. Bayramın yaklaşmasıyla birlikte hem kurban ibadetine yönelik hazırlıklar hem de piyasalardaki hareketlilik arttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşlar, ibadetlerini doğru ve sağlıklı şekilde yerine getirebilmek için araştırmalarını sürdürürken, Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu önemli uyarılarda bulundu. Kurbanlık seçiminden kesim sürecine kadar birçok konuya değinen Eroğlu, satın alınacak hayvanların mutlaka küpeli ve sağlık belgeli olması gerektiğini vurguladı. Öksürük, burun akıntısı, iştahsızlık ve dengesiz yürüyüş gibi belirtiler görülen hayvanlardan uzak durulması gerektiğini belirten Eroğlu, kurban kesimlerinin denetimli alanlarda yapılmasının hijyen ve halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Dışardan sağlıklı görünen bazı hayvanlarda tüberküloz gibi sinsi hastalıkların bulunabileceğine dikkat çeken Eroğlu, “Hayvan kesildikten sonra karkasta farklı bir tabloyla karşılaşılması halinde vakit kaybetmeden veteriner hekime haber verilmesi gerekiyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/kurbanlikta-tuberkuloz-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/05/4573.jpg" type="image/jpeg" length="91436"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü'nden Hantavirüs açıklaması]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/dunya-saglik-orgutunden-hantavirus-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/dunya-saglik-orgutunden-hantavirus-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, hantavirüs vakalarına ilişkin yaptığı açıklamada, mevcut tablonun küresel çapta büyük bir salgının başlangıcına işaret etmediğini belirtti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile Madrid’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Ghebreyesus, Hollanda bandıralı MV Hondius adlı yolcu gemisinde tespit edilen hantavirüs vakalarının ardından yürütülen tahliye sürecinin başarıyla tamamlandığını söyledi. Tüm yolcuların Tenerife’den ayrıldığını belirten DSÖ Direktörü, geminin ise Hollanda’ya dönüş yolunda olduğunu ifade etti.</p>

<p>Yaklaşık 150 kişinin haftalar boyunca gemide mahsur kaldığını hatırlatan Ghebreyesus, bu süreçte yolcuların psikolojik olarak zorlandığını dile getirerek, herkesin insan onuruna uygun ve şefkatli muamele görme hakkına sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bazı çevrelerin yolcuların karantina süresi boyunca gemide tutulmasını savunduğunu belirten Ghebreyesus, bunun gereksiz ve insanlık dışı bir yaklaşım olduğunu söyledi. DSÖ’nün hem yolcuların hem de Tenerife halkının güvenliğini gözeten bir tahliye planı üzerinde çalıştığını ifade eden Ghebreyesus, risk seviyesinin düşük tutulduğunu kaydetti.</p>

<p>DSÖ’nün mevcut değerlendirmesine göre küresel sağlık riskinin düşük seviyede kalmaya devam ettiğini belirten Ghebreyesus, şu ana kadar 3’ü ölümle sonuçlanan toplam 11 vakanın bildirildiğini açıkladı. Vakaların tamamının gemide bulunan yolcu veya mürettebat arasında görüldüğünü aktaran Ghebreyesus, bunlardan 9’unun Andes virüsü kaynaklı hantavirüs olarak doğrulandığını, diğer iki vakanın ise muhtemel vaka olarak değerlendirildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şüpheli ve doğrulanmış vakaların sıkı tıbbi gözetim altında izole edildiğini söyleyen DSÖ Direktörü, şu aşamada daha geniş çaplı bir salgına işaret eden herhangi bir bulgu bulunmadığını dile getirdi. Ancak virüsün 6 ila 8 haftaya kadar uzayabilen kuluçka süresi nedeniyle yeni vakaların ortaya çıkmasının mümkün olduğunu belirtti.</p>

<p>Yolcuların gönderildiği ülkelerin sağlık otoritelerinin süreci yakından takip ettiğini kaydeden Ghebreyesus, DSÖ’nün tavsiyesinin son temas tarihinden itibaren 42 gün boyunca kişilerin aktif sağlık takibine alınması yönünde olduğunu söyledi. Semptom gösteren kişilerin ise derhal izole edilmesi ve tedavi altına alınması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/dunya-saglik-orgutunden-hantavirus-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 21:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/05/dunya-saglik-orgutunden-hantavirus-aciklamasi-0p-nr0wpj.webp" type="image/jpeg" length="42083"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halk sağlığı hizmetlerinde erken tanı ve sağlıklı yaşam vurgusu]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/halk-sagligi-hizmetlerinde-erken-tani-ve-saglikli-yasam-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/halk-sagligi-hizmetlerinde-erken-tani-ve-saglikli-yasam-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Radyo Nabız Özel” programına katılan Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Öz, Türkiye’de yürütülen halk sağlığı çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Programda aile sağlığı hizmetlerinden kanser taramalarına, sigarayla mücadeleden sağlıklı yaşam projelerine kadar birçok başlık gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Radyo Nabız Özel programına konuk olan Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Erdoğan Öz, aile hekimliğinden bağımlılıkla mücadeleye kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmaları kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>8 BİN 330 MERKEZDE ÜCRETSİZ HİZMET</p>

<p>​Doç. Dr. Öz, halk sağlığı hizmetlerinin sadece hastanelerle sınırlı olmadığını, su sanitasyonundan bulaşıcı hastalıklara kadar hayatın her alanında var olduklarını belirtti. Türkiye genelinde hizmet veren 8 bin 330 Aile Sağlığı Merkezi’nin sistemin kalbi olduğunu vurgulayan Öz, "30 bini aşkın aile hekimimizle; aşılama, gebe takibi ve kronik hastalık izlemlerini ücretsiz gerçekleştiriyoruz" dedi.</p>

<p>​ERKEN TEŞHİS 28 BİN HAYATI KURTARDI</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanserle mücadelede geçen yılın "rekorlar yılı" olduğunu ifade eden Genel Müdür Öz, çarpıcı rakamlar paylaştı. Meme, rahim ağzı ve kolorektal kanser türlerinde toplamda 7 milyon 700 bin kişiye tarama yapıldığını açıklayan Öz, şu bilgileri verdi:<br />
​"Taramalar neticesinde 276 bin riskli bulgu tespit ettik. Yaklaşık 28 bin vatandaşımıza ise henüz hastalığın başında, yani erken dönemde teşhis koyarak tedaviye başlamalarını sağladık. Bu, binlerce hayatın kurtulması demek."</p>

<p>​SİGARAYI BIRAKANA İLAÇ DESTEĞİ</p>

<p>​Tütün kullanımıyla mücadelenin halk sağlığı vizyonunun en önemli ayaklarından biri olduğunu söyleyen Öz, Türkiye’de her yıl 125 bin kişinin sigara kaynaklı nedenlerle yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Sigarayı bırakmak isteyenler için 1500 poliklinikte danışmanlık ve ilaç desteğinin tamamen ücretsiz sunulduğunu belirterek vatandaşları Alo 171 hattına başvurmaya davet etti.</p>

<p>"SEZARYEN BİR DOĞUM YÖNTEMİ DEĞİLDİR"</p>

<p>Konuşmasında anne ve çocuk sağlığına da geniş yer ayıran Doç. Dr. Öz, Türkiye’deki sezaryen oranlarının yüksekliğine dikkat çekti. Sezaryenin bir tercih değil, tıbbi bir zorunluluk olması gerektiğini savunan Öz, "Her Gebeye Bir Ebe" modeli ve ülke genelindeki 1500 gebe okulu ile normal doğumu teşvik ettiklerini sözlerine ekledi.</p>

<p>Uzmanlar ise koruyucu sağlık hizmetlerinin toplum sağlığındaki önemine dikkat çekerek, vatandaşların aile sağlığı merkezleri ile sağlıklı hayat merkezlerinden daha aktif yararlanmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/halk-sagligi-hizmetlerinde-erken-tani-ve-saglikli-yasam-vurgusu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 16:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/05/i-m-g-20260512-164028.jpg" type="image/jpeg" length="11491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Keçiören Belediyesinden kadınlara: Hayır demek özgürlüktür]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/kecioren-belediyesinden-kadinlara-hayir-demek-ozgurluktur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/kecioren-belediyesinden-kadinlara-hayir-demek-ozgurluktur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Keçiören Belediyesi’nin kadınlara yönelik psikososyal destek programında bu kez “Hayır Demek Özgürlüktür” sloganı vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’nın Keçiören ilçesinde, Keçiören Belediyesi Aile Terapi Merkezi tarafından kadınların psikolojik iyi oluşunu güçlendirmek amacıyla yürütülen psikososyal destek programı devam ediyor. Kardeşler Kadınlar Gün Evi’nde psikologlar eşliğinde düzenlenen son buluşmada, sınır koyma, hayır diyebilme ve sağlıklı iletişim becerileri ele alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>KEÇİÖREN BELEDİYESİ KADINLARA YÖNELİK DESTEK PROGRAMINI SÜRDÜRÜYOR</h2>

<p>Keçiören Belediyesi’nin kadınlara yönelik sosyal destek çalışmaları kapsamında hayata geçirdiği “Kadınlara Yönelik Psikososyal Destek Programı”, yoğun katılımla ilerliyor. Program, kadınların duygusal farkındalıklarını artırmayı ve günlük yaşamda karşılaştıkları psikolojik baskılar karşısında daha güçlü durabilmelerini amaçlıyor.</p>

<p>Kardeşler Kadınlar Gün Evi’nde düzenlenen buluşma, çok sayıda Keçiörenli kadını bir araya getirdi. Psikologlar eşliğinde yürütülen programda, kadınların kendilerini ifade etme becerilerini güçlendirecek başlıklar üzerinde duruldu.</p>

<h2>HAYIR DEMEK ÖZGÜRLÜKTÜR BAŞLIĞIYLA SINIR KOYMA ANLATILDI</h2>

<p>“Hayır Demek Özgürlüktür” başlığıyla gerçekleştirilen oturumda, sağlıklı sınırlar koymanın bireyin psikolojik iyi oluşuna katkısı kapsamlı biçimde ele alındı. Uzmanlar, bireysel sınırların korunmasının hem özsaygı hem de ruhsal denge açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p>

<p>Programda ayrıca, kişinin kendi ihtiyaçlarını önceliklendirmesi, bu ihtiyaçları açık biçimde ifade edebilmesi ve iletişimde denge kurabilmesi için izlenebilecek yöntemler paylaşıldı. Katılımcılara, sınır koymanın yalnızca çatışma yaratmak değil, aynı zamanda sağlıklı ilişkilerin temelini kurmak anlamına geldiği aktarıldı.</p>

<h2>HAYIR DİYEBİLME VE SAĞLIKLI İLETİŞİM BECERİLERİ ELE ALINDI</h2>

<p>Etkinlikte kadınların günlük yaşamda karşı karşıya kaldıkları zorlayıcı durumlarda nasıl sınır koyabilecekleri ve özsaygılarını nasıl koruyabilecekleri üzerinde duruldu. Uzman psikologlar, sağlıklı ilişkiler kurabilmek için iletişimde denge sağlamanın ve gerektiğinde net biçimde “hayır” diyebilmenin önemini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/kecioren-belediyesinden-kadinlara-hayir-demek-ozgurluktur</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 21:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/04/keciorende-kadin-hastaliklari-semineri-26042026-iha-1-ma5wi4it.webp" type="image/jpeg" length="65343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyhan Budak uyardı: Sınır Koyulmayan Çocuk Toplumla Çatışıyor]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/beyhan-buda-uyardi-sinir-koyulmayan-cocuk-toplumla-catisiyo</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/beyhan-buda-uyardi-sinir-koyulmayan-cocuk-toplumla-catisiyo" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Klinik psikolog ve yazar Beyhan Budak, Türkiye’nin ilk ve tek sağlık radyosu Radyo Nabız’da katıldığı programda, son dönemde art arda yaşanan okul saldırılarını değerlendirdi. Budak, ailelere düşen sorumlulukların hayati önem taşıdığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Programda konuşan Budak, çocuk yetiştirmede sınır koymanın kritik bir rol oynadığını vurguladı. Son zamanlarda yaşanan saldırılar sonrası toplumda farklı kesimlerin birbirini suçlama eğiliminde olduğunu belirten Budak, bu tür olayların tek bir nedene bağlanamayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aile, okul ve toplum üçgeninde sağlıklı iletişim kurulamadığında çocukların psikolojik dayanıklılığının zayıfladığını söyleyen Budak, bunun da dış etkenlere karşı kırılganlığı artırdığını dile getirdi. Modern toplumlarda çocuk merkezli bir yaklaşımın yaygınlaştığını belirten Budak, “Çocukların her sorununu biz çözersek gelişimlerine zarar veririz. Zorluklarla karşılaşmak çocuk gelişimi için gereklidir. Aşırı koruyucu ve müdahaleci ebeveyn tutumları çocuklarda gerçekçi olmayan bir özgüven ve uyum sorunlarına yol açabilir" dedi.</p>

<p>Aile içi iletişimin sağlıklı bireyler yetiştirmede temel unsur olduğunu belirten Budak, ebeveynlerin çocuklarını yakından takip etmesi gerektiğini ancak bunun katı yasaklarla değil, anlayış ve iletişimle yapılmasının daha doğru olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Toplumla</strong> <strong>uzlasamayan</strong> <strong>çocuk</strong> <strong>topluma</strong> <strong>öfke</strong> <strong>duyuyor</strong></p>

<p>Okullarda saldırı düzenleyen bireylerin geçmişte zorbalığa maruz kalmış olabileceğine dikkat çeken Budak, bu çocukların zamanla aileden de koparak toplumdan izole olduğunu ve öfke biriktirdiğini belirtti. Bu tür bireylerin saldırı öncesinde çeşitli sinyaller verdiğini söyleyen Budak, ailelerin ve öğretmenlerin bu işaretleri göz ardı etmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Budak, okul saldırılarının artışında “bulaşıcı etki”ye de dikkat çekti. Saldırı görüntülerinin ve faillerin sürekli paylaşılmasının risk oluşturduğunu belirten Budak, bu tür içeriklerin bazı öfkeli bireyleri cesaretlendirebileceğini ifade ederek, sosyal medya kullanıcılarının bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/beyhan-buda-uyardi-sinir-koyulmayan-cocuk-toplumla-catisiyo</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 20:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/04/i-m-g-20260420-204003.jpg" type="image/jpeg" length="48528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İklim değişikliği alerji mevsimini öne çekti]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/iklim-degisikligi-alerji-mevsimini-one-cekti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/iklim-degisikligi-alerji-mevsimini-one-cekti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Üniversitesi öğretim üyeleri, iklim değişikliği nedeniyle polen sezonunun yaklaşık 4 hafta öne çekildiğini ve atmosferdeki polen miktarının yüzde 70 arttığını belirterek, alerji hastalarını 'fırtına astımı' ve huş ağacı polenlerinin neden olduğu 'çapraz reaksiyon' risklerine karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nur Münevver Pınar, küresel ısınmaya bağlı iklim değişikliğinin insan sağlığı üzerindeki önemli etkilerinden birinin alerjik hastalıklardaki artış olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İklim değişikliğine bağlı olarak geçmişte daha çok bahar aylarında görülen polen sezonunun artık yılın daha erken dönemlerinde başladığını belirten Pınar, normalde şubat ve martta yoğun görülen bazı ağaç polenlerinin, ocak ayının ikinci haftasında atmosferde tespit edilmeye başlandığını ifade etti.</p>

<p>Pınar, "İklim değişikliğine bağlı olarak mevsimler 2 ila 4 hafta öne çekildi. Aynı zamanda bitkilerin polen saçma dönemleri uzadı. Dünya çapındaki çalışmalarda polen sezonlarının yüzde 60 uzadığı, atmosferdeki polen miktarının ise yüzde 70 arttığı görülüyor. Bu da alerji hastalarının daha uzun süre ve daha yoğun alerjenle karşılaşmasına neden oluyor." diye konuştu.</p>

<p>Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30'unun önemli alerjik reaksiyonlardan etkilendiğini belirten Pınar, Türkiye'de bu oranın yüzde 25 ila 30 arasında değiştiğini, çocuklarda ise daha yüksek seviyelerde görüldüğünü söyledi.</p>

<p>Alerjinin çağın hastalıklarından biri olduğunu vurgulayan Pınar, "Yaşam şekilleri, çevresel etkenler ve beslenme alışkanlıkları nedeniyle önümüzdeki yıllarda her dört kişiden biri alerjik hastalıklardan birinden etkilenecek." dedi.</p>

<p>Gök gürültülü sağanakların da alerji açısından ayrı riski oluşturduğuna dikkati çeken Pınar, yağış sırasında parçalanan polenlerin akciğerlerin en uç noktalarına kadar ulaşabilen çok küçük alerjen parçacıkları oluşturduğunu, bunun da "fırtına astımı" olarak adlandırılan tabloya yol açabildiğini belirtti.</p>

<h2>"Özellikle huş ağacı yüksek alerjik özellik taşıyor"</h2>

<p>AÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Aydan Acar Şahin de şu anda polen açısından kritik bir döneme girildiğini belirterek, doğanın uyanmasıyla birlikte havadaki ağaç polenlerinin hem çeşitliliğinin hem de yoğunluğunun arttığını söyledi.</p>

<p>Geçen haftalarda kavak ve akçaağaç polenlerinin yoğun görüldüğünü aktaran Şahin, bu türlerin azalırken meşe, çınar ve huş ağacı polenlerinin öne çıkmaya başladığını, özellikle huş ağacının (Betula) yüksek alerjik özellik taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Şahin, "Bir ağaç bir sezonda milyarlarca poleni atmosfere bırakabiliyor. Havada düşük yoğunlukta bulunan polenler bile hassas bireylerde hapşırık, burun akıntısı, gözlerde sulanma ve kaşıntıya yol açabiliyor." diye konuştu.</p>

<p>Huş polenlerinin çapraz reaksiyona da neden olabildiğini belirten Şahin, "Betula polenine duyarlılığı olan kişiler, kivi, şeftali, kiraz ve fındık gibi bazı gıdaları tükettiklerinde dudakta şişme, kaşıntı ve kızarıklık yaşayabiliyor. Buna oral alerji sendromu diyoruz." dedi.</p>

<p>Yıl boyunca farklı polen türlerinin etkili olduğunu dile getiren Şahin, "Kış aylarında servigiller, ilkbaharda ağaç polenleri, mayıs-haziranda çayır ve buğdaygil grubu, yaz sonu ile sonbaharda ise yabani ot polenleri öne çıkıyor." bilgisini verdi.</p>

<p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü ile Ankara Üniversitesi işbirliğinde hazırlanan "Ankara Polen Alerji Bülteni"nde 3 günlük polen tahminlerinin paylaşıldığını hatırlatan Şahin, alerjik bireylerin günlük planlarını bu verilere göre yapabileceklerini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/iklim-degisikligi-alerji-mevsimini-one-cekti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/04/polen-alerjisi-2221997-1.jpg" type="image/jpeg" length="42120"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[D vitamini bunamayı engelliyor]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/d-vitamini-bunamayi-engelliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/d-vitamini-bunamayi-engelliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapılan bir araştırma düzenli olarak D vitamini alınmasının demansa karşı koruma sağladığını gözler önüne serdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İrlanda'daki Galway Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma dikkat çekici sonuçları ortaya çıkardı.</p>

<p>Araştırmada her gün düzenli D vitamini alınmasının demansa karşı koruyu bir etki yarattığı belirtildi.</p>

<p>Araştırmacılar, orta yaşta daha yüksek D vitamini seviyelerine sahip kişilerin, yıllar sonra beyinde Alzheimer hastalığıyla ilişkili önemli bir proteinin daha düşük seviyelerine sahip olduğunu buldu.</p>

<p>Tau olarak bilinen bu proteinin, hastalıkla güçlü bir şekilde bağlantılı olduğu bilinirken bunun birikiminin hastalığı tetiklediği düşünülüyor.</p>

<p>Galway Üniversitesi'nden Martin David Mulligan, "Bu sonuçlar, orta yaşta daha yüksek D vitamini seviyelerinin beyinde bu tau birikintilerinin oluşmasına karşı koruma sağlayabileceğini gösteriyor" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mulligan, "Düşük D vitamini seviyeleri, bunama riskini azaltmak için değiştirilebilecek potansiyel bir risk faktörü olabilir" dedi.</p>

<p>Araştırma, yaş ortalaması 39 olan ve bunama olmayan 793 kişinin verilerini mercek altına aldı. Tüm katılımcıların D vitamini seviyeleri çalışmanın başlangıcında ölçüldü.</p>

<p>Alzheimer hastalığının iki belirteci olan tau ve amiloid beta proteinlerini ölçmek için ortalama 16 yıl sonra beyin taramaları yapıldı.</p>

<p>Neurology Open Access'te yayınlanan çalışma, daha yüksek D vitamini seviyelerinin daha düşük tau proteini ile bağlantılı olduğunu, ancak amiloid beta ile bir bağlantı bulunmadığını ortaya koydu.</p>

<p>Mulligan, "Bu bulgular umut verici, çünkü erken orta yaşta daha yüksek D vitamini seviyeleri ile 16 yıl sonra daha düşük tau yükü arasında bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Orta yaş, risk faktörü modifikasyonunun daha büyük bir etkiye sahip olabileceği bir dönemdir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/d-vitamini-bunamayi-engelliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 08:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/04/bilimsel-arastirma-d-vitamini-bunamayi-engelliyor-ezfq.webp" type="image/jpeg" length="28203"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin ilk ve tek sağlık radyosu RADYO NABIZ yayına başladı]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/turkiyenin-ilk-ve-tek-saglik-radyosu-radyo-nabiz-yayina-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/turkiyenin-ilk-ve-tek-saglik-radyosu-radyo-nabiz-yayina-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin ilk ve tek sağlık radyosu RADYO NABIZ, 14 Mart Tıp Bayramı’nda saat 14:00’te yayın hayatına başladı. Sağlık sektöründen önemli isimlerin ağırlandığı programlar, karasal yayının yanısıra dijital yayın platformları ile de dünyanın dört bir yanına ulaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık alanında farkındalığı arttırmak ve toplumu doğru bilgilerle buluşturmak amacıyla kurulan Türkiye’nin ilk ve tek sağlık radyosu Radyo Nabız, 14 Mart Tıp Bayramı’nda ilk yayınını gerçekleştirdi.</p>

<p>Ankara Stüdyosunda önemli isimlerin katıldığı açılış töreni ile yayın hayatına başlayan Radyo Nabız, sağlık alanında Türkiye'nin en köklü isimlerini konuk alıyor. Uzman doktorlar, diyetisyenler, akademisyenler ve sağlık alanında yetkin isimlerin katkı sunacağı radyo kanalı, dinleyicilere günün her saatinde güvenilir ve güncel sağlık bilgileri sunmayı hedefliyor.Ankara’da 106.7 karasal frekans üzerinden yayın yapan Radyo Nabız, www.radyonabiz.com adresli internet yayınıyla da tüm dünyaya ulaşabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni yayın hayatına iddialı bir şekilde başlayan sağlık radyosunun kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaşarak sağlık iletişiminde önemli rol üstlenmesi bekleniyor. Radyo Nabız da sağlık haberlerinin yanısıra çeşitli müzik dinletileri de yer alıyor.</p>

<p><strong><a href="https://www.radyonabiz.com/yayinda/" rel="nofollow"><span style="color:#e74c3c">RADYO NABIZ’I CANLI DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN!</span></a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/turkiyenin-ilk-ve-tek-saglik-radyosu-radyo-nabiz-yayina-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2026/04/i-m-g-20260403-w-a0006.jpg" type="image/jpeg" length="30632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanal kumar alarmı! Gençler risk altında]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/sanal-kumar-alarmi-gencler-risk-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/sanal-kumar-alarmi-gencler-risk-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yaygınlaşan sanal kumar, giderek daha fazla bireyi etkileyen ciddi bir psikolojik ve sosyal kriz haline geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Online bahis, slot oyunları ve canlı casino platformlarına kolay erişim, özellikle gençler arasında bağımlılık oranlarını artırıyor. Uzmanlar, sanal kumarın yalnızca ekonomik yıkıma değil, intihar düşüncelerine, aile içi çatışmalara ve ciddi psikolojik bozukluklara yol açtığı konusunda uyarıyor.</p>

<p>BAĞIMLILIK EĞLENCE DEĞİL, CİDDİ BİR RUH SAĞLIĞI SORUNU!</p>

<p>Uzmanlara göre, kumar çevrim içi ortamlarda kolay erişilebilir hale geldikçe, bağımlılık riski de katlanarak artıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, son bir yıl içinde yetişkinlerin yüzde 46,2’si ve ergenlerin yüzde 17,9’u en az bir kez kumar oynadı. Yetişkinlerde kumar bağımlılığı oranı yüzde 0,1 ile yüzde 5,8 arasında değişiyor.</p>

<p>Bağımlılığın en tehlikeli yönlerinden biri, bireyin gerçeklik algısını bozması. Uzmanlar, “'Neredeyse kazandım' gibi yanıltıcı deneyimler, risk alma davranışını sürekli tetikliyor. Bu psikolojik döngü, bireyi daha fazla oynamaya zorluyor.” diyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kumar bağımlılığı sadece para kaybıyla sınırlı değil. Uzmanların verdiği bilgilere göre, kumar bağımlılarının yüzde 50’sinden fazlası hayatlarının bir döneminde intiharı düşünüyor, yüzde 17-20’si ise intihar girişiminde bulunuyor. Bu oran, genel toplum ortalamasının 5 ila 10 katı.</p>

<p>Bağımlılık sürecinde bireylerde; kontrol kaybı, sosyal geri çekilme, maddi çöküş,yoğun suçluluk duygusu depresyon ve anksiyete gibi belirtiler sık görülüyor. Ayrıca terleme, çarpıntı ve baş ağrısı gibi fiziksel semptomlar da tabloya eşlik edebiliyor.</p>

<p>18-35 YAŞ ARASI EN YÜKSEK RİSK GRUBU<br />
Kumar bağımlılığının en sık görüldüğü yaş aralığı 18-35. Gençler, orta yaş grubuna kıyasla 1,5 kat daha fazla kumar eğilimi gösteriyor. Cinsiyet farkı da çarpıcı: Erkeklerde kumar bağımlılığı oranı kadınlara göre 3-4 kat daha yüksek. Ancak, uzmanlar uyarıda bulunarak, “Kadınlar bir kez başladıklarında bağımlılığa daha hızlı sürükleniyor.” dedi.</p>

<p>"BORÇLARINI ÖDEMEYİN, SÜRECE DAHİL OLUN"<br />
Uzmanlar kumar bağımlılığının sadece bireyin değil, aile sisteminin tamamını etkilediğini belirtti. Ailelere şu uyarılarda bulundu:</p>

<p>"Bağımlının borçlarını üstlenmeyin. Bu davranış, bağımlılığı güçlendirir. Sürece sadece bağımlı birey değil, tüm aile dahil olmalı. Aile üyeleri de psikolojik destek almalı. Grup terapileri, dayanışma hissini artırır. Süreç uzun ve zorlu olabilir, ancak destekle olumlu sonuç alınabilir."</p>

<p>BEYİN YAPISI DEĞİŞİYOR, KARAR MEKANİZMASI ZAYIFLIYOR<br />
Kumar bağımlılığı, madde bağımlılıklarına benzer nörobiyolojik etkiler gösteriyor. Uzmanlara göre, beynin karar verme ve özdenetim merkezi olan prefrontal korteksin işlevselliği azalırken, dürtüsel davranışlardan sorumlu limbik sistem baskın hale geliyor. Bu değişim, bireyin tehlike algısını düşürüyor ve tekrar tekrar kumar oynama davranışını körüklüyor.</p>

<p>GENÇLER İÇİN TEHLİKE DAHA BÜYÜK<br />
Canlı bahis siteleri, 7/24 erişilebilir yapılarıyla gençleri hedef alıyor. Sosyal medya üzerinden yayılan "hızlı zenginleşme" illüzyonu ise, özellikle düşük gelir grubundaki gençlerde risk algısını yok ediyor.</p>

<p>Uzmanlar, ailelerin bu konuda bilinçli olması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</p>

<p>"Panik yapmadan, önce doğru bilgiye ulaşılmalı. Sabırla destek sağlanmalı, tekrarlar sürecin parçası olarak görülmeli. Hayat yalnızca bağımlı birey üzerine kurulmadan devam etmeli. Kazanımlar ve küçük ilerlemeler teşvik edilmeli."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/sanal-kumar-alarmi-gencler-risk-altinda</guid>
      <pubDate>Sun, 10 Aug 2025 08:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2025/08/kumar-depo-2286547-arkf.webp" type="image/jpeg" length="27261"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da ishal salgını!]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/ankarada-ishal-salgini</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/ankarada-ishal-salgini" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara’da son günlerde artan ishal vakaları dikkat çekiyor. Doktorlar salgının sudan kaynaklandığını belirterek musluk suyu yerine şişe su kullanılmasını ve dışarıda açık yiyeceklerden uzak durulmasını öneriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara genelinde son günlerde artış gösteren ishal vakaları, vatandaşları tedirgin ederken sağlık uzmanları önemli uyarılarda bulunuyor. Özellikle musluk suyu ve dışarıda açıkta satılan yiyecek-içecek tüketimi sonrası görülen vakaların sayısında ciddi artış gözlemleniyor. Doktorlar ise salgının büyük ölçüde sudan kaynaklandığını belirtiyor.</p>

<p>VAKALAR 3-4 GÜN SÜRÜYOR</p>

<p>Sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların büyük kısmında ani başlayan, bulantı ve karın ağrısıyla seyreden ishal şikayetleri olduğu öğrenildi. Hastalığın genellikle 3 ila 4 gün sürdüğü, bazı bireylerde ise vücut direncine bağlı olarak daha uzun seyrettiği bildirildi. Uzmanlar, sıvı kaybının önlenmesi ve hijyen kurallarına dikkat edilmesinin hastalığın atlatılmasında önemli rol oynadığını vurguluyor.</p>

<p>MUSLUK SUYUNA DİKKAT!<br />
Doktorlar, kent genelindeki içme suyundan kaynaklandığı düşünülen bu durum karşısında vatandaşlara musluk suyu yerine şişelenmiş veya kaynatılmış su kullanmalarını öneriyor. Özellikle dışarıda satılan açık yiyecek ve içeceklerden de uzak durulmasını tavsiye ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>KUTULU VE AMBALAJLI ÜRÜN TERCİH EDİLMELİ</p>

<p>Besin zehirlenmesi ve su yoluyla bulaşan enfeksiyonlar konusunda uyarıda bulunan hekimler, dışarıda tüketilen yiyeceklerin kutulu, ambalajlı ve güvenilir kaynaklardan olmasına dikkat edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Bağışıklık sistemi zayıf olan bireylerin, çocukların ve yaşlıların bu dönemde ekstra özen göstermesi gerektiği belirtiliyor. Bu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/ankarada-ishal-salgini</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Jul 2025 00:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2025/07/images-2.jpeg" type="image/jpeg" length="21933"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHRS'de Yeni Dönem]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/mhrsde-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/mhrsde-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu talebi öncesi ‘Aile Hekimine Yönlendirme’ uygulaması devreye alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu talebi oluşturmadan önce vatandaşların tercihine sunmak üzere yeni bir uygulama başlatıldığını açıkladı. Başlatılan ‘Aile Hekimine Yönlendirme’ uygulaması devreye alındı.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde başlatılan yeni uygulamaya ilişkin açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmak ve kaynakları daha verimli kullanmak amacıyla yeni bir düzenlemeye gidildi.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, MHRS üzerinden randevu talebi oluşturmadan önce vatandaşların tercihine sunmak üzere ‘Aile Hekimine Yönlendirme’ uygulamasını devreye aldı.</p>

<p>Uygulama Hayata Geçirildi</p>

<p>25 Temmuz'da hayata geçirilen uygulamayla vatandaşlar, MHRS üzerinden randevu talebi bırakma işlemi öncesinde ‘Aile Hekimine Yönlendirme’ ekranıyla karşılaşacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tercihleri doğrultusunda aile hekimine yönlendirilen kişiler, önce aile hekimlerince muayene edilecek ve değerlendirmeleri yapılacak.</p>

<p>Yeni Sezonda Dizi Fırtınası: 20 Yeni Yapım Geliyor<br />
Yeni Sezonda Dizi Fırtınası: 20 Yeni Yapım Geliyor<br />
Doğrudan Uzman Hekim Randevusu Oluşturabilecek<br />
Aile hekimleri, muayene sonrası gerek duyulan durumlarda, kayıtlı nüfusları için kendilerine ayrılan rezerv kontenjan sayesinde MHRS üzerinden kişilere doğrudan uzman hekim randevusu oluşturabilecek.</p>

<p>Uygulamayla vatandaşların uzman hekimlere erişiminin hızlanması, aile hekimliği kapasitelerinin daha verimli kullanılması ve birinci basamakta çözülebilecek sağlık sorunlarının doğrudan aile hekimlerince yönetilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/mhrsde-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Jul 2025 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2025/07/mhrsde-yeni-donem-aile-hekimine-yonlendirme-uygulamasi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="96340"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'da bal ve tereyağ tüketenler dikkat!]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/ankarada-bal-ve-tereyag-tuketenler-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/ankarada-bal-ve-tereyag-tuketenler-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, gerçekleştirdiği son denetimlerde halk sağlığını tehdit eden birçok gıda ürününü ifşa etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlığın sitesinde yayınlanan listede Ankara genelinde bal ve tereyağı gibi ürünlerde hileli üretimlerin önüne geçilmesi hedeflendi. Başkent'te bazı bal ve tereyağlarında ciddi usulsüzlükler saptandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yenimahalle ilçesinde faaliyet gösteren BALIPINAR-GÖKDAĞ KARAYAKA firmasına ait Elezya marka balda şeker ilavesi yapıldığı ortaya çıktı. Aynı şekilde, Kahramankazan ilçesinde üretim yapan BUFALO BESİCİLİK GIDA TİCARET A.Ş.’ye ait Kahramankazan Süt Çiftliği marka tereyağında ise bitkisel yağ tespit edildi. Her iki firma da Bakanlık tarafından yayımlanan kamuya açık ifşa listesine alındı.</p>

<p>Yaklaşık 10 gün önce yayımlanan başka bir denetim raporunda ise Akyurt’ta faaliyet gösteren BALDAĞ GIDA SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ.’ne ait bir bal ürününde de taklit ve tağşiş belirlendiği kamuoyuna duyurulmuştu.</p>

<p>Türkiye genelinde yapılan kontrollerde de özellikle kıyma, köfte ve sucuk gibi et ürünlerinde tek tırnaklı et, sakatat ve kanatlı eti gibi mevzuata aykırı içeriklerin bulunduğu tespit edildi. Bakanlık, bu ürünleri kamuoyuyla paylaşarak firmalara yönelik idari yaptırımlar uyguladı.</p>

<p>Ankara dışında da Adana, Tokat, Bursa, Aydın ve Eskişehir başta olmak üzere birçok ilde uygunsuz gıda ürünleri tespit edildi. Bakanlık, vatandaşlara alışverişlerinde etiket ve marka bilgilerini dikkatle incelemeleri uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ankara, Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/ankarada-bal-ve-tereyag-tuketenler-dikkat</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Jun 2025 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2025/06/images-3-1.jpeg" type="image/jpeg" length="19033"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan kene uyarısı!]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/saglik-bakanligindan-kene-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/saglik-bakanligindan-kene-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, özellikle yaz aylarında artan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarına karşı vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bakanlık açıklamasında, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), kene tutunması veya keneyle temas sonucu bulaşabiliyor ve can kaybına yol açabiliyor." ifadeleriyle hastalığın ciddiyetine dikkat çekildi.</p>

<p>Türkiye'de ilk kez 2002 yılında İç Anadolu’da görülen KKKA, 2003 yılında kesin olarak tanımlandı. Vakalar, "KKKA Vaka Bildirim Çizelgesi" ve 2011’de devreye alınan "KKKA Bilgi Sistemi" aracılığıyla aktif şekilde izleniyor. Hastalığın tanısı, Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği referans laboratuvarlarda konuluyor ve 19 farklı bölgede sevk ve tedavi merkezleri bulunuyor. 2025 yılında yürürlüğe giren "KKKA Vaka Yönetim Rehberi" ise süreci daha sistematik hale getirmiş durumda.</p>

<p>İnsan ve Hayvandan Bulaşabiliyor<br />
Hastalığın yalnızca keneyle sınırlı olmadığına dikkat çeken Bakanlık, "Hastalık kene tutunması ya da keneyle temasın yanı sıra viremik dönemdeki hayvanlar ve hasta kişilerin kan, doku ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas sonucunda da bulaşabiliyor." bilgisini paylaştı.</p>

<p>Özellikle hayvanlarda belirti göstermeden ilerleyen KKKA nedeniyle, başta riskli bölgelerde olmak üzere hayvanların kanı, idrarı ve dokularına çıplak elle temas edilmemesi gerektiği uyarısı yapıldı. Eldiven ve koruyucu kıyafet kullanımı ise bulaş riskini azaltmada kritik rol oynuyor.</p>

<p>Kurban Bayramı ve Kırsalda Yaşayanlara Özel Uyarılar<br />
Kurban Bayramı döneminde vaka sayılarının artabileceği belirtilirken, kişisel korunma önlemlerine kesim öncesinden itibaren dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı. Özellikle tarla, bağ, bahçe ve piknik alanları gibi riskli bölgelerde şu önlemler önerildi:</p>

<p>Vücudu tamamen örten giysiler tercih edilmeli.</p>

<p>Pantolon paçaları çorap içine sokulmalı.</p>

<p>Keneleri daha kolay fark edebilmek için açık renkli kıyafetler giyilmeli.</p>

<p>Belirti Gösterenler Ne Yapmalı?<br />
Kene temasının ardından şu belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı:</p>

<p>Halsizlik</p>

<p>İştahsızlık</p>

<p>Ateş</p>

<p>Kas ve baş ağrısı</p>

<p>Bulantı, kusma veya ishal</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca, "Vücuda kene tutunmuş ise hiç vakit kaybetmeden, uygun bir malzeme (cımbız, eldiven, bez ve naylon poşet gibi) ile kenenin çıkarılıp en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor." açıklaması da yapıldı.</p>

<p>Kenelerin çıplak elle öldürülmemesi ve patlatılmaması gerektiği özellikle vurgulandı.</p>

<p>Bakanlık: “Her Yıl 2 Milyon Kişiye Eğitim Veriliyor”<br />
Sağlık Bakanlığı, KKKA konusunda farkındalığı artırmak amacıyla toplumun farklı kesimlerine yönelik eğitimler düzenliyor. Açıklamada, "Her yıl yaklaşık 2 milyon kişiye KKKA konusunda eğitim veriliyor ve bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştiriliyor." bilgisi paylaşıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/saglik-bakanligindan-kene-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Jun 2025 09:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2025/06/kirimkongo.jpg" type="image/jpeg" length="32178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara’da “Sağlıklı Türkiye Yüzyılı” vurgusu]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/ankarada-saglikli-turkiye-yuzyili-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/ankarada-saglikli-turkiye-yuzyili-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ankara'da katıldığı programda hemşire ve ebelerin fedakâr çalışmalarına dikkat çekerek, Türkiye’nin sağlık alanında ulaştığı başarıya vurgu yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Ebeler ve Hemşireler Günü dolayısıyla Ankara'da Sağlık Bakanlığı Bilkent Yerleşkesi'nde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, hemşire ve ebelerin fedakâr çalışmalarına dikkat çekerek, Türkiye’nin sağlık alanında ulaştığı başarıya vurgu yaptı.</p>

<p>Bugün Türkiye genelinde 265 bin 305 hemşire ve 61 bin 756 ebe görev yapıyor. Memişoğlu, bu güçlü kadro sayesinde Türkiye'nin dünyaya örnek olacak nitelikte bir sağlık hizmeti sunduğunu belirtti.</p>

<p>“Hemşirelik ve ebelik sadece bir meslek değil; adanmışlık, sevgi ve sanat mesleğidir” diyen Memişoğlu, sağlık çalışanlarının insanların en zor anlarında yanlarında olduğunu ve bu nedenle işlerinin kutsal ve onurlu olduğunu ifade etti.</p>

<p>Deprem ve pandemi gibi olağanüstü dönemlerde gösterilen özveriyi hatırlatan Bakan, Türkiye’nin sağlıkta geldiği noktayı, tarihsel gelişimiyle birlikte değerlendirdi. Modern hemşireliğin Kırım Savaşı’ndan bu yana geliştiğini, 1925’te Kızılay’ın hemşirelik okulları açmasıyla kurumsallaştığını belirtti.</p>

<p>YENİ HEDEF: SAĞLIKLI TÜRKİYE YÜZYILI</p>

<p>Bakan Memişoğlu, yalnızca tedavi hizmetlerine değil, koruyucu sağlık hizmetlerine de odaklanan yeni bir anlayışla hareket edeceklerini belirterek, "Sağlıkta yeni bir başarı hikayesi yazmak zorundayız" dedi. Bu vizyonun temelinde “koruyan, geliştiren ve üreten” bir modelin yer alacağını ifade etti.</p>

<p>DOĞAL DOĞUM KAMPANYASI VE MOBİL UYGULAMA<br />
Konuşmasında normal doğumu teşvik eden kampanyalara da değinen Memişoğlu, 257 ebe okulu ile toplumu bilinçlendirme çalışmalarına başladıklarını ve yakında bu alanda özel bir mobil uygulama devreye alacaklarını söyledi. “Ebelerimize yetkilerini verdik, doğumhanelerin standartlarını oluşturduk” diyerek bu sürecin altyapısının tamamlandığını belirtti.</p>

<p>Programda ayrıca, Türkiye’nin ilk hemşirelerinden Safiye Hüseyin Elbi adına verilen ödüller takdim edildi. İstanbul’da yaşanan depremler sırasında yenidoğan yoğun bakım servisinde görev yaparak büyük özveri gösteren hemşireler Ubeydullah Görmez ve Çiğdem Katkın, ödüle layık görüldü.</p>

<p>"TOPLUMUN YÜZDE 50’Sİ KİLOLU"<br />
Programın sonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sağlık Bakanı, Türkiye genelinde başlatılan vücut kitle indeksi ölçümleri programına değinerek, toplumun önemli bir sağlık riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti: “Toplumumuzun yüzde 50’si kilolu. Kilo demek hastalık demek. Bugün genç çocuklarımız kilolu ama vücut dirençleri yüksek olduğu için hastalanmıyorlar. Ancak yaşlandıkça bu fazla kilolar eklem ve kalp hastalıklarına dönüşecek. Bizim hedefimiz hastalandıktan sonra değil, hastalanmadan önce toplumu sağlıklı tutmak.”</p>

<p>Memişoğlu ayrıca, dünyada her yıl 17 milyon kişinin dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğini belirterek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılmasının şart olduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/ankarada-saglikli-turkiye-yuzyili-vurgusu</guid>
      <pubDate>Mon, 12 May 2025 15:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2025/05/sunnet-soleni-kayit2-h8cz.webp" type="image/jpeg" length="44731"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Peter Pan Sendromu nedir? Belirtileri ve özellikleri nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.ankaramuhabir.com/peter-pan-sendromu-nedir-belirtileri-ve-ozellikleri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.ankaramuhabir.com/peter-pan-sendromu-nedir-belirtileri-ve-ozellikleri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Peter Pan Sendromu, yetişkin bir bireyin duygusal ve sosyal olgunlaşma sürecini tamamlamayarak, çocuksu davranışlar sergilemeye devam etmesi durumudur.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adını, J.M. Barrie'nin "Peter Pan" adlı eserindeki, asla büyümeyen çocuk karakterinden alır. Bu sendrom, psikolojik bir tanı olarak resmi bir sınıflandırmada yer almasa da, popüler psikolojide sıkça tartışma konusu oluyor.</p>

<p>PETER PAN SENDROMUNUN ÖZELLİKLERİ</p>

<p>Peter Pan Sendromu, bireyin yetişkin rollerini ve sorumluluklarını üstlenmekten kaçınmasıyla görünür hale gelir. Bu durum, aşağıdaki belirtilerle kendini gösterebilir:</p>

<p>Sorumluluktan Kaçınma: Birey, yetişkin yaşamının gerektirdiği iş, finansal yönetim, aile kurma veya uzun vadeli planlar gibi sorumlulukları üstlenmek istemez. Örneğin, sabit bir işte çalışmaktan kaçınabilir, faturaları ödemeyi ihmal edebilir veya önemli kararlar almaktan uzak durabilir.</p>

<p>Çocuksu Davranışlar: Eğlenceye aşırı düşkünlük, ciddi durumlarda ciddiyetsiz davranma, şakacı veya olgun olmayan bir tavır sergileme. Mesela, önemli bir toplantıda uygunsuz espriler yapma veya kriz anlarında sorunu görmezden gelme.</p>

<p>Bağlanma ve İlişki Sorunları: Uzun vadeli romantik ilişkilerden kaçınma, bağlanma korkusu veya partnerden ebeveyn gibi bakım bekleme. İlişkilerde genellikle bağımsızlık arayışı ile duygusal mesafe koyma eğilimi görülür.</p>

<p>Duygusal Olgunluk Eksikliği: Stresle başa çıkamama, duygusal dalgalanmalar, öfke patlamaları veya empati eksikliği. Birey, duygularını ifade etmekte veya başkalarının duygularını anlamakta zorlanabilir.</p>

<p>Bağımsızlık Korkusu: Kendi kendine karar alma, yalnız yaşama veya bağımsız hareket etme konusunda isteksizlik. Genellikle ebeveynlere veya başkalarına bağımlı bir yaşam tarzı benimsenir.</p>

<p>Narsisistik Eğilimler: Kendi ihtiyaçlarını başkalarının ihtiyaçlarının önüne koyma, sürekli ilgi ve onay arayışı. Eleştiriye karşı aşırı hassasiyet veya reddedilme korkusu.</p>

<p>Hayalci ve Gerçeklerden Kopuk Tutum: Gerçekçi hedefler belirlemek yerine, büyük hayaller kurma ve bunları gerçekleştirmek için çaba göstermeme. Örneğin, bir "rock yıldızı" olma hayali kurarken müzik eğitimi almamak.</p>

<h3>PETER PAN SENDROMUNUN NEDENLERİ</h3>

<p>Bu sendromun ortaya çıkmasında birden fazla faktör rol oynayabilir. Başlıca nedenler şunlardır:</p>

<p>Aşırı Koruyucu Ebeveynlik: Ebeveynlerin çocuğun her ihtiyacını karşılaması, sorumluluk almasına izin vermemesi veya kararlarını onun yerine alması, bireyin bağımsızlığını geliştirmesini engelleyebilir.</p>

<p>Duygusal İhmal veya Travma: Çocuklukta duygusal olarak ihmal edilme, sevgi eksikliği veya travmatik olaylar, bireyin duygusal olgunlaşmasını durdurabilir.</p>

<p>Ebeveyn Rol Model Eksikliği: Olgun ve sorumluluk sahibi bir yetişkin modelinin olmaması, bireyin yetişkinliği nasıl yaşayacağını öğrenmesini zorlaştırabilir.</p>

<p>Toplumsal ve Kültürel Faktörler: Modern toplumlarda gençlik, özgürlük ve eğlenceye verilen aşırı önem, bireyleri yetişkin sorumluluklarından uzaklaştırabilir.</p>

<p>"Y kuşağı" veya "Z kuşağı" gibi nesillerde, ekonomik belirsizlikler, iş piyasasındaki zorluklar ve evlenme ya da çocuk sahibi olma gibi geleneksel yetişkin rollerine geçişin gecikmesi, bu sendromun yaygınlaşmasına katkıda bulunabilir. Medya ve popüler kültür, sürekli genç kalmayı ve sorumluluklardan kaçmayı yücelten mesajlar verebilir.</p>

<p>Düşük Özgüven: Yetişkin rollerini üstlenme konusunda kendine güven eksikliği, bireyi çocuksu bir konfor alanında kalmaya itebilir.</p>

<p>Kaygı ve Depresyon: Yetişkin yaşamının getirdiği stres ve belirsizlikten kaçınmak için birey, çocukluk döneminin güvenli ve tanıdık dünyasına sığınabilir.</p>

<p>Kişilik Özellikleri: Bazı bireylerde narsisizm, bağımlı kişilik özellikleri veya dürtü kontrol sorunları, Peter Pan Sendromu’nu tetikleyebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>PETER PAN SENDROMUYLA BAŞA ÇIKMANIN YOLLARI</h3>

<p>Peter Pan Sendromu, uygun yaklaşımlarla yönetilebilir ve birey daha olgun bir yaşam tarzına geçiş yapabilir. Başlıca çözüm yolları şunlardır:</p>

<p>Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Olumsuz düşünce kalıplarını değiştirmek, sorumluluk almayı öğrenmek ve duygusal regülasyon becerilerini geliştirmek için etkilidir.</p>

<p>Psikodinamik Terapi: Çocukluk deneyimlerinin ve bilinçdışı çatışmaların davranışlar üzerindeki etkisini anlamak için kullanılır.</p>

<p>Kariyer ve Yaşam Koçluğu: Hedef belirleme ve yetişkin rollerine geçiş için pratik destek sağlar.</p>

<p>Kendi Farkındalığını Artırma: Bireyin davranışlarının altında yatan nedenleri (örneğin, korkular, güvensizlikler) anlaması için günlük tutma, meditasyon veya öz-yansıtma teknikleri. Kendi güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirme, gerçekçi hedefler koyma.</p>

<p>Sorumluluk Alma: Küçük adımlarla sorumluluk üstlenme: Örneğin, bir bütçe oluşturma, düzenli bir işe başlama veya bir hobiyi profesyonel bir beceriye dönüştürme. Karar alma becerilerini geliştirmek için bağımsız hareket etme pratiği.</p>

<p>Sağlıklı İlişkiler Kurma: Olgun ve destekleyici insanlarla çevre oluşturma, toksik veya bağımlı ilişkilerden uzaklaşma. İlişkilerde açık iletişim ve empati geliştirme.</p>

<p>Yaşam Tarzı Değişiklikleri: Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve uyku düzeni, duygusal dengeyi destekler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık/Yaşam</category>
      <guid>https://www.ankaramuhabir.com/peter-pan-sendromu-nedir-belirtileri-ve-ozellikleri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 11 May 2025 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://ankaramuhabircom.teimg.com/crop/1280x720/ankaramuhabir-com/uploads/2025/05/pp-sendrom-bj76.webp" type="image/jpeg" length="37787"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
