Ankara Life Dergisi’nin sunduğu “Sertaç Kantarcı ile Sağlık Olsun” programının konuğu Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Serhat Cömert oldu. Programda dinleyicilerden ve Ankara Life Dergisi takipçilerinden gelen soruları yanıtlayan Cömert, toplumda oldukça yaygın görülen bel, boyun ve sırt ağrıları hakkında merak edilenleri anlattı.

Omurga sağlığının günlük yaşamın pek çok alışkanlığıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Cömert, özellikle masa başında çalışanların, uzun süre hareketsiz kalanların ve ağır işlerde çalışanların omurga problemleri açısından dikkatli olması gerektiğini ifade etti.

“Her bel ve boyun ağrısı fıtık değildir”

Bel ve boyun ağrılarının toplumda çok sık görüldüğünü belirten Doç. Dr. Serhat Cömert, bu ağrıların tamamının fıtık kaynaklı olmadığının altını çizdi.

Omurgada disklerin iki omur arasındaki mesafeyi koruyan, omurgaya binen yükü karşılayan ve hareket sırasında oluşan basıncı dengeleyen önemli yapılar olduğunu anlatan Cömert, disk dokusunun bulunduğu kapsülün dışına çıkıp sinir kanalına baskı yapması durumunda bel fıtığının ortaya çıkabildiğini söyledi.

Bununla birlikte “disk kayması” olarak ifade edilen omurga kaymalarının ise farklı bir durum olduğuna dikkat çeken Cömert, bir hastada hem bel fıtığının hem de omurgada kaymanın aynı anda bulunabileceğini belirtti.

Cömert, her bel veya boyun ağrısının fıtık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, kas yapıları, eklemler ve eklem kireçlenmelerinin de ağrıya neden olabileceğini söyledi. Bu nedenle doğru tanı için hastanın muayene edilmesinin ve gerekli tetkiklerin yapılmasının önem taşıdığını vurguladı.

Masa başında çalışanlar risk altında

Günümüzde çalışma hayatının önemli bölümünün masa başında geçirilmesinin omurga sağlığı açısından bazı riskleri beraberinde getirdiğini belirten Cömert, özellikle uzun süre hareketsiz kalmanın bel ve boyun bölgesine yük bindirebildiğini söyledi.

Bunun yanında ağır işlerde çalışan kişilerin de risk grubunda olduğunu ifade eden Cömert, yanlış teknikle ağır kaldırmanın veya ani hareketlerin fıtık oluşumuna zemin hazırlayabileceğini belirtti.

Ancak fıtığın yalnızca ağır iş yapan kişilerde görülmediğini de vurgulayan Cömert, profesyonel sporcuların dahi fıtık problemi yaşayabildiğine dikkat çekti.

Fıtık her zaman önceden sinyal vermiyor

Bel fıtığının oluşmadan önce mutlaka belirgin bir uyarı vermediğini belirten Doç. Dr. Cömert, hastalığın bazen oldukça ani şekilde ortaya çıkabildiğini söyledi.

Günlük yaşam içerisinde çok basit görünen bir hareketin dahi fıtık şikâyetlerini başlatabileceğini anlatan Cömert, eğilmek, bir eşyayı kaldırmak veya çocuğun kemerini bağlamak gibi sıradan bir hareket sırasında bile ani ağrı gelişebileceğini ifade etti.

Bu nedenle kişilerin yalnızca “çok ağır kaldırıyorum, o yüzden risk altındayım” şeklinde düşünmemesi gerektiğine dikkat çeken Cömert, omurga problemlerinin farklı nedenlerle ortaya çıkabileceğini söyledi.

Telefon boynu giderek daha fazla gündemde

Programda son yıllarda özellikle telefon ve tablet kullanımının artmasıyla gündeme gelen “telefon boynu” da ele alındı.

Telefon kullanırken başın uzun süre öne eğik pozisyonda tutulmasının boyun bölgesinde ağrı ve tutulmalara neden olabileceğini belirten Cömert, sosyal medya, oyun ve diğer mobil uygulamaların uzun süre kullanılmasının boyun bölgesindeki yükü artırabileceğini söyledi.

Op. Dr. Nail Durucan Özaydın: Başarılı Burun Estetiğinde Hedef Hem Şıklık Hem Rahat Nefes
Op. Dr. Nail Durucan Özaydın: Başarılı Burun Estetiğinde Hedef Hem Şıklık Hem Rahat Nefes
İçeriği Görüntüle

Özellikle çocukların bu konuda daha yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Cömert, çocukların uzun süre telefon veya tablet karşısında yanlış pozisyonda kalmasının ilerleyen dönemlerde boyun problemlerine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

Bu nedenle ailelerin çocukların ekran karşısındaki oturma pozisyonlarına ve kullanım sürelerine dikkat etmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Tedavide ilk seçenek her zaman ameliyat değil

Bel ve boyun fıtığı tedavisinde cerrahinin her hasta için ilk seçenek olmadığını belirten Doç. Dr. Serhat Cömert, tedavi yönteminin hastanın muayene bulgularına ve şikâyetlerinin günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğine göre belirlenmesi gerektiğini söyledi.

İstirahat, ilaç tedavisi, fizik tedavi ve enjeksiyon gibi yöntemlerin kullanılabildiğini belirten Cömert, cerrahinin ise özellikle belirgin kuvvet kaybı gibi durumlarda gündeme geldiğini ifade etti.

Cömert, kendi hasta grubundaki deneyiminden de söz ederek her bel fıtığı hastasının ameliyat edilmediğini vurguladı. Hastanın yatağından rahat kalkıp kalkamadığı, işe gidebilip gidemediği, ağrı kesiciyle rahatlayıp rahatlamadığı ve günlük işlerini sürdürebilip sürdüremediği gibi kriterlerin değerlendirmede önem taşıdığını söyledi.

“Ameliyat olmaktan korkuyorum” diyen hastalara mesaj

Bel fıtığı ameliyatından korkan hastaların endişesini anlayışla karşıladığını belirten Cömert, ancak ameliyatın her hasta için kaçınılmaz bir sonuç olmadığını ifade etti.

Bununla birlikte hastanın muayenesinde kuvvet kaybı veya uyuşma gibi bulguların bulunması ve ağrının sosyal yaşamı ciddi biçimde etkilemesi durumunda cerrahinin gündeme gelebileceğini belirtti.

Doğru hastada, doğru teknikle ve deneyimli eller tarafından gerçekleştirilen cerrahinin başarılı sonuçlar verebildiğini belirten Cömert, ameliyat sonrasında hastanın da iyileşme sürecine aktif olarak katkı sağlaması gerektiğini söyledi.

Ameliyat sonrasında hastaya da önemli görevler düşüyor

Ameliyatın ardından doktorun önerilerine uyulmasının önemine dikkat çeken Cömert, hastaların istirahat sürecini doğru geçirmesi ve verilen egzersiz programlarını düzenli uygulaması gerektiğini belirtti.

Özellikle ağır kaldırma konusunda dikkatli olunması gerektiğini söyleyen Cömert, market ve pazar alışverişi gibi ağır kaldırmayı gerektiren işlere kademeli olarak dönülmesini önerdi. Yerden bir eşya alınırken çömelerek hareket edilmesi ve yataktan kalkarken doğrudan doğrulmak yerine yana dönerek kalkılması gibi günlük hayattaki küçük ayrıntıların da önemli olduğunu ifade etti.

Fıtık ameliyatından sonra yeniden fıtık oluşabilir mi?

Programda en çok merak edilen konulardan biri de ameliyat sonrasında fıtığın tekrar edip etmeyeceği oldu.

Doç. Dr. Cömert, ameliyat edilen aynı bölgede fıtığın yeniden oluşabileceğini ve bunun belirli bir oranda görülebildiğini söyledi. Ayrıca ameliyat edilen bölgenin üst veya alt seviyesinde daha sonra ortaya çıkan yeni fıtıkların ise aynı durumla karıştırılmaması gerektiğini belirtti.

Skolyozda erken farkındalık büyük önem taşıyor

Omurga sağlığı denildiğinde yalnızca bel ve boyun fıtıklarının düşünülmemesi gerektiğini belirten Cömert, programda skolyoz hakkında da önemli bilgiler verdi.

Skolyozun özellikle çocukluk çağında fark edilebildiğini belirten Cömert, beden eğitimi dersleri sırasında öğretmenlerin çocukların sırtındaki asimetrileri fark ederek aileleri yönlendirmesinin erken tanı açısından önemli olduğunu söyledi.

Skolyoz tedavisinde eğriliğin derecesinin önemli bir kriter olduğunu belirten Cömert, radyolojik değerlendirmelerin ardından hastanın takip veya cerrahi açıdan değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Duruş bozukluğu ile skolyoz aynı şey değil

Programda dinleyicilerden gelen “Duruş bozukluğu ile omurga eğriliği aynı şey mi?” sorusunu da yanıtlayan Cömert, bu iki durumun birbirinden farklı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Duruş bozukluğunun her zaman doğrudan omurgadan kaynaklanmayabileceğini belirten Cömert, kasların zayıflığının da kişinin duruşunda bozulmaya neden olabileceğini ifade etti.

Omurga sağlığında beslenmenin de rolü var

Doç. Dr. Cömert, omurga sağlığında beslenmenin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

Protein ağırlıklı beslenmenin yanı sıra kalsiyum, D vitamini ve B12 gibi besin öğelerinin yeterli alınmasının önemine dikkat çeken Cömert, güneş ışığından yararlanmanın ve süt, yoğurt gibi besinlerin tüketilmesinin de önemli olduğunu söyledi.

Spor fıtığa neden olur mu?

Dinleyicilerden gelen “Spor yapmak fıtığa neden olur mu?” sorusunu da yanıtlayan Cömert, özellikle doğru yapılmayan spor hareketlerinin omurga açısından risk oluşturabileceğini ifade etti.

Omurga sağlığı açısından yüzmeyi önerdiğini belirten Cömert, pilates ve yoga gibi egzersizlerin de uygun şekilde yapılabileceğini söyledi. Ancak bu egzersizlerin uzman kişiler tarafından ve doğru tekniklerle yaptırılmasının önemine dikkat çekti.

Uzun yolculuklarda mutlaka mola verin

Uzun süre araç kullananların yaşadığı bel ve sırt ağrılarına da değinen Cömert, özellikle uzun yolculuklarda hareketsiz kalınmaması gerektiğini söyledi.

Yaklaşık iki-üç saatte bir araçtan inilerek 10-15 dakika yürüyüş yapılmasını öneren Cömert, bu tür küçük molaların yolculuk sırasında omurga üzerindeki yükün azaltılması açısından önemli olduğunu belirtti.

Sabahları bel tutulması romatizmal hastalıkların işareti olabilir

Programda “Sabah kalktığımda belim tutuluyor, bir süre sonra geçiyor” diyen bir dinleyicinin sorusunu da yanıtlayan Cömert, sabah tutukluğunun bazı romatizmal hastalıklarla ilişkili olabileceğini belirtti.

Özellikle hareket ettikçe rahatlayan sabah tutukluğu şikâyetlerinde hastanın romatoloji değerlendirmesinden geçmesinin faydalı olabileceğini ifade etti.

“Bel ve boyun kütletme” videolarına dikkat

Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise sosyal medyada sıkça karşılaşılan bel ve boyun “kütletme” uygulamaları oldu.

Doç. Dr. Serhat Cömert, özellikle sosyal medya üzerinden yayılan ve kişilerin boyun ya da bel bölgelerine kontrolsüz şekilde müdahale edilen videolar konusunda ciddi uyarılarda bulundu.

Cömert, insanların ameliyat korkusundan veya sağlık sorunlarına hızlı çözüm arayışından yararlanabilecek kişilerin ortaya çıkabildiğini belirterek, bilimsel olmayan uygulamalara karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Özellikle boyun bölgesinin kontrolsüz şekilde kütletilmesinin ciddi sonuçlara yol açabileceğini anlatan Cömert, 18 yaşındaki bir hastasının evde boynunu kütletmesinin ardından boynunun hareketinin kısıtlandığını ve tedavi edilmesi gerektiğini aktardı.

Cömert’in bu örneği, sosyal medyada “rahatlatıcı” veya “fıtığı yerine soktuğu” iddiasıyla paylaşılan kontrolsüz manipülasyonların ne kadar dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme getirdi.

“Bilimden vazgeçmemek gerekiyor”

Beyin ve sinir cerrahisi ameliyatlarının toplumda zaman zaman ciddi korkular oluşturduğunu belirten Cömert, hastaların bu korku nedeniyle bilimsel olmayan yöntemlere yönelmemesi gerektiğini vurguladı.

Tıp teknolojisinin gelişmesiyle birlikte cerrahi tekniklerin de önemli ölçüde ilerlediğini belirten Cömert, mikrocerrahinin beyin ve sinir cerrahisi alanındaki gelişim açısından önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Bununla birlikte her cerrahi işlemin kendi içerisinde riskleri bulunduğunu da belirten Cömert, cerrahinin doğru hastada, doğru teknikle ve alanında uzman hekimler tarafından uygulanmasının önemine dikkat çekti.

“Ameliyatsız çözüm, yaşam tarzını değiştirmekle başlayabilir”

Fıtık tedavisinde ameliyat dışındaki seçeneklerin de bulunduğunu belirten Cömert, hastaların yaşam biçimlerini gözden geçirmesinin önemli olduğunu söyledi.

Fazla kilosu bulunan kişilerin kilo vermesi, uzun süreli araç kullanımından kaçınması ve fizik tedavi gibi yöntemlerden yararlanmasının tedavi sürecinde önemli olabileceğini belirtti.

Ancak özellikle internet ve sosyal medyada popüler hale gelen, omurgaya ani ve kontrolsüz hareketlerle müdahale edilen uygulamaların risk taşıyabileceği konusunda uyarıda bulunan Cömert, hastaların bu tür yöntemleri uzman hekim görüşü almadan uygulamaması gerektiğine dikkat çekti.

Doğru yatak ve yastık seçimi de önemli

Programda dinleyicilerin merak ettiği bir diğer konu ise yatak seçimi oldu.

Çok sert veya çok yumuşak yatakların yerine vücudu aşırı gömmeyen, ortopedik özelliklere sahip bir yatağın tercih edilebileceğini belirten Cömert, boyun fıtığı bulunan hastaların kendilerine uygun yastık seçeneklerini değerlendirebileceğini söyledi.

Ev işlerinde de omurgayı korumak gerekiyor

Ev hanımlarının yaşadığı omurga problemlerine de değinen Cömert, gün içerisinde yapılan temizlik, eğilme, kaldırma ve çocuklarla ilgilenme gibi faaliyetlerin bel bölgesine yük bindirebildiğini söyledi.

Özellikle uzun süre ve yoğun şekilde yapılan ev temizliğinin bel ağrılarını artırabileceğini belirten Cömert, günlük yaşam içerisinde işleri daha dengeli şekilde yapmanın ve temizlik sırasında vücudu zorlayacak hareketlerden kaçınmanın önemli olduğunu ifade etti.

Omurga sağlığında bilinçli hareket önemli

Doç. Dr. Serhat Cömert’in açıklamaları, bel ve boyun ağrılarının günlük yaşam alışkanlıklarıyla yakından ilişkili olabileceğini bir kez daha ortaya koydu. Uzun süre hareketsiz kalmak, yanlış pozisyonda çalışmak, ağır kaldırmak, telefon kullanırken boynu uzun süre öne eğmek ve kontrolsüz egzersizler omurga sağlığını olumsuz etkileyebilecek faktörler arasında ele alındı.

Öte yandan her ağrının fıtık olmadığı, her fıtığın da ameliyat gerektirmediği vurgulandı. Hastaların şikâyetlerini doğru değerlendirebilmek için uzman hekim muayenesinden geçmesi ve gerekli durumlarda görüntüleme yöntemlerinden yararlanılması gerektiği belirtildi.

Doç. Dr. Serhat Cömert’in konuk olduğu “Sertaç Kantarcı ile Sağlık Olsun” programında; bel ve boyun fıtığından skolyoza, telefon boynundan spor ve beslenmeye, uzun yolculuklardan sosyal medyada yaygınlaşan kontrolsüz uygulamalara kadar omurga sağlığını ilgilendiren pek çok başlık kapsamlı şekilde ele alındı.

KAYNAK: www.radyonabi.com

Radyo Nabiz 106.7