Ankara Gastrofest Komite Başkanı Rasim Uzun ve Anadolu Hisarı Kalkınma Derneği Üyesi Rasim Sağlam, Nallıhan’ın ipek oyaları ile Beypazarı’nın Co Ala Kola ve maden sularını Yeni Ankara'ya anlattı.
Festival Komite Başkanı Rasim Uzun ve Anadolu Hisarı Kalkınma Derneği Üyesi Rasim Sağlam, etkinliğin amacının Ankara’nın yöresel lezzetlerini ve el emeği ürünlerini görünür kılmak olduğunu belirterek, Gastrofest’in bu yıl Nallıhan’ın kültürel ve gastronomik zenginliklerini öne çıkardığını ifade etti.
El işi ürünlerden geleneksel yemeklere, yöresel içeceklerden kültürel sohbetlere uzanan birçok etkinliğin yer aldığı festivalde, katılımcılar hem üreticilerle tanıştı hem de Ankara mutfağının az bilinen tatlarını keşfetme fırsatı buldu.
Uzun, festivalin Ankara gastronomisine dikkat çekmek amacıyla düzenlendiğini belirterek, “Ankara’nın gastronomisi bugüne dek çok gündemde değildi, biz bu festivalle Ankara yemeklerini görünür kılmak istedik.” dedi.
Belediyenin katkılarıyla düzenlenen etkinlikte Türkiye ve dünya şampiyonu şeflerin öğrencilerle buluştuğunu söyleyen Uzun, “Katılımcılar arasında MasterChef yarışmacıları da vardı.” ifadesini kullandı.
Gelecek planlarına da değinen Uzun, “Nasip olursa Atatürk Orman Çiftliği’nde 50’den fazla ülkenin şeflerini ağırlayacağımız uluslararası bir yarışma düzenlemek istiyoruz” diyerek, Gençlik Parkı’nı seçme nedenlerini “bizim çocukluğumuzun sembolü olması.” dedi.
KADIN EMEĞİYLE YÜKSELEN DEĞER: NALLIHAN OYALARI

Festivalde Anadolu Hisarı Kalkınma Derneğinin kadın üyelerinin el emeği ürünleri sergilendi.
Dernek üyesi Rasim Sağlam, kadınların üretim sürecine katılmasının önemine dikkat çekerek, “Kızlarımız burada yaz boyunca iğne oyası, dantel, tığ işi gibi el sanatlarıyla uğraşıyor; hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de kendi işlerini kurma konusunda adımlar atıyorlar.” dedi.
İpek oyalarla ilgili olarak Sağlam, “Bu oyalar tamamen el emeğiyle, ipek kozasından üretiliyor; her biri büyük bir sabır ve incelik gerektiriyor.” dedi. Sağlam, kadınların hem geleneği sürdürdüklerini hem de bu beceriyi gelir kaynağına dönüştürdüklerini vurguladı.
BEYPAZARI’NIN YEREL GURURU: CO ALA KOLA
Festivalde Beypazarı’nın yerel markalarından Co Ala Kola da tanıtıldı.
Sağlam, markanın hedefini aktarırken, “Co Ala, Beypazarı’nın adını hem Türkiye’ye hem de dünyaya duyurmak için geliştirilmiş yerel bir marka; yöremizin meyvelerinden ilham alıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Uzun, festivalde bu markanın yer almasının önemini vurgulayarak, “Co Ala gibi yerel markalarla birlikte hem üretim gücümüzü hem de yenilikçi ruhumuzu sergiliyoruz; kadın emeğiyle, yerel girişimlerle yükselen bir ekonominin mümkün olduğunu göstermek istiyoruz.” dedi.
Uzun, Beypazarı ürünlerinin festivalde yer almasının önemine değinerek, “Nallıhan ve Beypazarı, hem üretimi hem de kültürüyle Ankara’nın kalbidir.” dedi.
TAPTUK EMRE’DEN BUGÜNE: NALLIHAN’IN MANEVİ MİRASI

Festival boyunca Nallıhan’ın manevi ve tarihi kimliğine de vurgu yapıldı.
Rasim Uzun, ilçenin geçmişiyle ilgili olarak “Nallıhan, Taptuk Emre’nin ve Yunus Emre’nin izlerini taşıyan bir yer; burada halk sadece inanç değerlerini değil, üretimi de öğrenmiş." dedi.
Halk rivayetleri de ilgi çekti. Uzun, “Taptuk Emre’nin kızı Semra’nın bulunduğu dergâhta hastalar şifa bulurmuş; Semra Hatun’un hamurla yoğurduğu ellerle açılan kuyunun suyu bugüne kadar hiç kurumamış.” şeklinde konuştu.
"ANKARA’NIN MARKASI OLMAYA ADAY BİR FESTİVAL”
Rasim Uzun, Gastrofest’in yalnızca bir gastronomi festivali olmadığını, kadın emeği, yerel üretim ve kültürel mirasın birleşiminden doğan örnek bir model olduğunu belirtti.
Uzun, festivalin amacına ilişkin, “Üreten kadınlarımızın, yerel işletmelerin ve şeflerin yanında yer alıyoruz; Gastrofest, Ankara’nın markası olmaya aday bir buluşma.” ifadelerini kullandı.
Gastrofest, katılımcılara hem yöresel tatlar hem de dayanışma ruhu sundu. Aynı zamanda yerel üretimin, kadın emeğinin ve Ankara’nın kültürel zenginliğinin gücünü bir kez daha ortaya koydu.




