Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın, projeye başlandığında ilçede tek bir Angora tavşanının dahi bulunmadığını belirterek, gelinen noktada sayının 100’ün üzerine çıktığını söyledi. Aşkın, Angora tavşanının Ankara’nın simgesi olarak bilinen “Ankara’nın beş beyazı” arasında yer aldığına dikkat çekerek, bu mirası yaşatmanın kendileri için önemli bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
“Ankara’nın beş beyazından biri olan Angora tavşanı bize nasip oldu. Bu türün Anadolu’da tamamen kaybolduğunu öğrendiğimizde büyük bir sorumluluk aldık” diyen Aşkın, yürütülen çalışmanın yalnızca bir üretim projesi olmadığını ifade etti.
Projenin bilimsel ve kurumsal desteklerle büyüdüğünü belirten Aşkın, Tarım ve Orman Bakanlığı ile çeşitli üniversitelerin de çalışmaya ilgi gösterdiğini söyledi. Angora tavşanlarının yalnızca korunmadığını, aynı zamanda sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturulduğunu kaydeden Aşkın, Elmadağ’ın bu alanda öncü olacağını dile getirdi.
“BU TAVŞANI TEKRAR ANADOLU’YA KAZANDIRDIK”
Uzun ve yumuşak tüyleriyle dünya çapında bilinen Angora tavşanı, geçmişte Anadolu’dan Avrupa’ya ihraç edilmiş, ancak zamanla Türkiye’deki üretimi büyük ölçüde durmuştu. Elmadağ Belediyesinin hayata geçirdiği bu proje, hem kültürel mirasın korunması hem de yerel üretimin yeniden canlandırılması açısından örnek bir çalışma olarak değerlendiriliyor.
DOĞANIN EN YUMUŞAK MİRASI ANGORA TAVŞANLARI ELMADAĞ’DA YENİDEN HAYAT BULUYOR
Angora tavşanı, dünyada tüy kalitesiyle öne çıkan en özel tavşan ırklarından biri olarak biliniyor. Son derece uzun, ince ve yumuşak tüyleri, koyun yününe göre daha hafif ve sıcak tutucu yapısıyla dikkat çekiyor. “Angora yünü” olarak bilinen bu doğal lif, tekstil sektöründe yüksek değer görüyor.
Elmadağ Belediyesinin Renkli Köy Projesi kapsamında hayata geçirilen Tavşan Bahçesi, uzun yıllar Ankara’da görülmeyen Angora tavşanlarını yeniden gün yüzüne çıkardı. Projede görev yapan tavşan bakıcısı Gül Alçıkaya, yaklaşık 100 yıldır Ankara’da görülmeyen bu türün, projenin başlangıcında Hollanda’dan ithal edilen dört tane tavşanın Elmadağ’a getirildiğini ve bugün sayılarının 150’ye ulaştığını söyledi. Angora tavşanlarının bakımının oldukça zor olduğuna dikkat çeken Alçıkaya, tüylerinin düzenli olarak taranması ya da kırkılması gerektiğini, aksi halde düğümlenme yaşandığını belirtti. Nazlı ve hassas bir yapıya sahip olan bu tavşanların, strese girdiklerinde yemeden içmeden kesilebildiklerini ifade etti. Ortalama 4–5 yıl ömre sahip olan Angora tavşanlarının üremesinin de zor olduğunu vurguladı.
Bu nedenle alternatif bir yöntem geliştirdiklerini belirten Alçıkaya, Yeni Zelanda’dan getirilen tavşanlarla Angora kırması bir tür elde edildiğini ve bu türün daha hızlı çoğalabildiğini söyledi. Genellikle beyaz renkli, kırmızı ya da mavi gözlü olan Angora tavşanları, sakin ve uysal yapılarıyla biliniyor. Estetik özelliklerinin yanı sıra Ankara keçisi ve Ankara kedisiyle birlikte “Ankara’nın beyazları” arasında yer alan Angora tavşanı, Anadolu’nun biyolojik ve kültürel mirasının önemli bir parçası olarak kabul ediliyor.